Propolis ve COVID-19

1- Propolis ve SARS-CoV-2 enfeksiyon mekanizmalarına ve COVID-19 hastalığına karşı potansiyeli:SARS-CoV-2 enfeksiyonuna ve COVID-19'a karşı propolis

Brezilya’da gerçekleştirilen bu araştırmada propolisin corona virüslerine karşı etkinliği araştırılmıştır. Araştırmada,  propolis bileşenlerinin ACE2, TMPRSS2 ve PAK1 sinyal yolakları üzerinde önleyici etkileri olduğuna vurgu yapılmış ve  ek olarak, propolisin antiviral aktiviteleri, in vitro ve in vivo yöntemlerle kanıtlanmıştır. Klinik öncesi çalışmalarda propolis, IL-6, IL-1 beta ve TNF-α'da azalma dahil olmak üzere pro-enflamatuar sitokinlerin immünoregülasyonunu desteklemiştir.  Bu durum immünoregülasyon, monositler ve makrofajların yanı sıra Jak2 / STAT3, NF-kB ve inflammasom yolları da içermekte olup ileri düzey COVID-19 hastalığında önemli bir ölüm faktörü olan sitokin fırtına sendromu riskini azaltır. Propolis ayrıca solunum yolu hastalıkları, hipertansiyon, diyabet ve kanser dahil COVID-19 hastalarında özellikle tehlikeli olan çeşitli komorbiditelerin tedavisinde bir yardım olarak umut vaat eden doğal bir ilaçtır. COVID-19 pandemisinin neden olduğu mevcut acil durum ve sınırlı tedavi seçenekleri göz önüne alındığında biyoaktif özelliklere sahip standartlaştırılmış propolis ürünleri artık ciddi alternatiftir. 

Makalenin tamamını aşağıdaki linke tıklayarak inceleyebilirsiniz.

https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/32890967/ 

2- Doğaya Dönüş- Propolis ve COVID-19

Makedonya Tıp Fakültesi Dermatoloji Kliniğinin gerçekleştirdiği bir araştırmada, COVID-19'un epidemiyolojik yükünün yalnızca tıbbi kapasitelerin sınırlarını test etmek açısından değil, aynı zamanda önleyici stratejileri ve yöntemleri dikkate alan bir muamma olarak dünya çapında bir sağlık hizmeti sorunu olarak tanımlanmıştır. Aynı araştırma üst solunum yolu mukozasının, fiziksel bir engel olarak etkili antiviral tepkiler için çok önemli olduğunu, bu bölgenin doğuştan ve uyarlanabilir bağışıklık mekanizmaları aracılığıyla ilk savunma hattı olduğu ifade edilmektedir. Özellikle üst solunum yolları mukozasında propolisin kolonizasyonu, viral yapışmayı azaltabilen veya önleyebilen ve mukoza zarlarında virüs yayılmasını teşvik eden patojenleri etkisiz hale getirme ve böylece virüs dozunu azaltma ve / veya bağışıklık tepkisini artırma yeteneğine dikkat çekilmiştir. Araştırma, COVID-19 salgınının yönetiminde propolisin gerekli olduğuna dikkat çeken bir araştırmadır.

Makalenin tamamını aşağıdaki linke tıklayarak inceleyebilirsiniz.

https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/32506775/

3- PAK1 blokerleri: COVID-19'a karşı Potansiyel Terapötikler

Avustralya’dan bilim insanlarının gerçekleştirdiği araştırmada, PAK1 (RAC / CDC42 ile aktive edilmiş kinaz 1), anormal aktivasyonu, kanserler, enflamasyon, sıtma ve influenza, HIV ve COVID-19 dahil olmak üzere pandemik viral enfeksiyon dahil olmak üzere çok çeşitli hastalıklara / bozukluğa neden olan ana "patojenik" kinaz olduğu ifade edilmekte ve bu nedenle, alternatif ve potansiyel olarak doğrudan "geniş spektrumlu" sinyal mekanizmasına dayalı COVID-19 terapötikleri, propolis, melatonin, siklesonid, hidroksi klorokin (HQ), ivermeksiyon ve ketorolak gibi çeşitli doğal ve sentetik PAK1 blokerleri kolayca kullanılabilir denilmektedir.

Makalenin tamamını aşağıdaki linke tıklayarak inceleyebilirsiniz.

https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/32313880/

 4- COVID-19'a (SARS-CoV-2) karşı umut verici terapötik ve kemoprofilaksi stratejilerinin kaynağı olarak arı ürünleri

Brezilya ve Kanada ‘da gerçekleştirilen bu çalışmada, apiterapinin, COVID-19'un tedavisi ve / veya profilaksisi için ümit verici bir farmakolojik ve nutrasötik ajan kaynağı olduğu ifade edilmektedir.. Örneğin, bal, polen, propolis, arı sütü, balmumu ve arı zehiri gibi bazı bal arısı ürünleri, insan koronavirüslerinin neden olduğu hastalıklar da dahil olmak üzere ciddi solunum yolu sendromlarına neden olan patojenlere karşı güçlü antiviral aktivite gösterir denilen makalede, ek olarak, bu doğal ürünlerin bağışıklık sistemine faydalarına dikkat çekilmiştir. Sözkonusu bu ürünlerin antikor üretiminin indüksiyonunda, bağışıklık hücrelerinin olgunlaşmasında ve doğuştan gelen ve uyarlanabilir bağışıklık tepkilerinin uyarılmasında önemli rol oynadığı ve bu nedenle, SARS-CoV-2'ye karşı spesifik anti virallerin yokluğunda apiterapi, COVID-19 ile ilişkili bazı riskleri hafifletmek için bir umut olabilir denmektedir.

Makalenin tamamını aşağıdaki linke tıklayarak inceleyebilirsiniz.

https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/32945590/

5- Withanone ve Withaferin-A'nın transmembran proteaz serin 2 (TMPRSS2) ile etkileşime girdiği ve SARS-CoV-2'nin hücrelere girişini bloke ettiği tahmin edilmektedir.

Hindistan ve Japonya’dan bilim adamlarının gerçekleştirdikleri bu çalışmada, Moleküler yerleştirme ve moleküler dinamik simülasyonlarının güçlü yönlerini kullanarak Withaferin-A'nın (Wi-A) bağlanma potansiyelini incelenmiştir. Withanon (Wi-N) ve kafeik asit fenetil ester (propoliste bol miktarda bulunmaktadır) bilinen inhibitörü Camostat mesilat ile karşılaştırıldığında, Wi-A hem de Wi-N'nin TMPRSS2'nin katalitik bölgesine bağlanabildiği ve istikrarlı bir şekilde etkileşime girdiği saptanmıştır. Wi-N, TMPRSS2 katalitik kalıntıları ile Wi-A'dan daha güçlü etkileşimler göstermiş ve ayrıca allosterik bölgesinde değişiklikleri indükleyebilmiştir. Ayrıca, Wi-N'nin MCF7 hücrelerinde TMPRSS2 ekspresyonu üzerindeki etkisinin araştırıldığı bu çalışmada, tedavi edilen hücrelerde, SARS-CoV-2'nin konakçı hücrelere girişini bloke etmek için Wi-N'nin ikili etkisini tahmin eden dikkate değer TMPRSS2 mRNA aşağı regülasyonu saptanmıştır. Sonuç olarak doğal bileşikler kolayca elde edilebildiğinden / satın alınabilir olduğundan, SARS-CoV-2 pandemisinin yönetimi için zamanında terapötik / önleyici bir değer sunabilir denmektedir.

Makalenin tamamını aşağıdaki linke tıklayarak inceleyebilirsiniz.

https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/32469279/


14 Ekim 2020 Çarşamba | 12 defa görüntülendi.