Propolis ve Deri Sağlığı

1-Cilt Yara İyileşmesi için Geleneksel Tedaviler

Şilili araştırmacılar yara bakım ürünlerindeki son gelişmelere karşın bitki özleri, propolis ve bal gibi doğal bileşiklerin geleneksel sağaltımda önemli olduğunu, bu doğal ürünlerle gerçekleştirilen uygulamaların cilt hastalıklarının tedavisinde, sağlık hizmetlerine erişimi arttırmak, yüksek maliyetleri azaltmak, bakteri direncini kırmak için modern ürünlerle yaşanan sorunların üstesinden gelmek için olanaklar sunduğunu ifade etmektedirler.

Makalenin tamamını aşağıdaki linke tıklayarak inceleyebilirsiniz

https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/27134765/

2-Dermatoloji ve Cilt Bakımında Arı Ürünleri

Günümüzde gerçekleştirilen bilimsel çalışmalar, doğal arı ürünlerinin cilt tedavisi ve bakımı için kullanılabileceğini göstermektedir. Bu ürünlerin biyolojik özellikleri içerdikleri flavonoidlerle ilişkilidir: chrysin, apigenin, kaempferol, quercetin, galangin, pinokembrin veya naringenin. Fenolik asitler ve flavonoidler çeşitli farmakolojik aktiviteleri ve aynı zamanda 10-hidroksi- trans-Arı sütünde bulunan -2-dekenoik asit bildirilmiştir.  Arı sütü ve propolis çok sayıda farmakolojik aktiviteye sahiptir bunların en önemlileri: antibiyotik, antienflamatuar, antialerjenik, tonik ve antiaging özellikleridir. Bal, propolis ve polen yanık ve yaraları iyileştirmek için kullanılan antibakteriyel, antienflamatuar, antioksidan, dezenfektan, antifungal ve antiviral gibi birçok fonksiyonel özelliğe sahip, yan etkisi kimyasallarla mukayese edilmeyecek kadar az olan doğal ürünleridir.  Çok sayıda biyolojik aktivite nedeniyle, arı ürünleri cilde uygulanan ilaç ve kozmetiklerde önemli bileşenler olarak yer almaktadır.

Makalenin tamamını aşağıdaki linke tıklayarak inceleyebilirsiniz

https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/32012913/

3-Diyabetik Ayak Yaralarının İyileşmesinde Propolis

Geleneksel tedavi yöntemlerini yoğun olarak uygulayan Latin ülkelerinden Şili’de gerçekleştirilen bir araştırmada 31 diyabetli hasta kullanılmış ve ortalama 4 cm lik topuk yarasına sahip bu hastalara %3 lük propolis topikal (sürülerek) uygulanmıştır. Araştırma sonucu, hastaların tümünde propolisin etkin bir yara onarımı  gerçekleştirdiğini göstermiştir.

Makalenin tamamını aşağıdaki linke tıklayarak inceleyebilirsiniz

https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/31612147/

4-Adjuvan kemoterapi alan meme kanseri hastalarında oral mukozitin önlenmesinde propolis: Pilot randomize kontrollü bir çalışma

Kemoterapi kaynaklı oral mukozitin (OM) giderilmesinde randomize kontrollü bir çalışma gerçekleştirilmiş ve doksorubisin ve siklofosfamid alan meme kanseri hastalarında propolisin güvenliği, tolere edilebilirliği ve uyumu değerlendirilmiştir. Araştırma, OM'in önlenmesinde propolisin ön klinik etkinliğini test etmeyi ve OM insidansını prospektif olarak değerlendirmeyi amaçlamıştır. 60 hastaya % 8-12 galangin ile propolis ekstresi artı sodyum bikarbonat verilmiştir. OM, 5, 10, 15 ve 21 günlük tedaviden sonra değerlendirilmiş ve propolis + bikarbonat, meme kanseri olan hastalarda OM'nin önlenmesinde güvenli, iyi tolere edilmiş ve umut veren sonuçlar ortaya koymuştur. Araştırma bulguları kemoterapiye bağlı ağız içi yaraların giderilmesinde propolis kullanımını önermektedir.

Makalenin tamamını aşağıdaki linke tıklayarak inceleyebilirsiniz

https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/28840622/

5-Propolisin farelerde di-n-propil disülfid veya n-heksil salisilat kaynaklı deri tahrişi, oksidatif stres ve inflamatuar yanıtlar üzerinde inhibe edici etkisi

Sedef hastalığı, hiperkeratoz, dermal inflamatuar infiltrat ve artmış anjiyogenez ile karakterize kronik bir inflamatuar cilt hastalığıdır. Bu çalışmanın amacı, güçlü antioksidanlar ve antienflamatuar ajan olarak bilinen propolis ile topikal tedaviden sonra psoriatik (sedef yaraları) lezyon regresyonunda termografinin yararlılığını değerlendirmektir. Propolisin hastalarda topikal uygulanması sonucu elde edilen bulgular, propolisin makrofajların ve ROS üretiminin fonksiyonel aktivitesini baskılayarak psoriatik benzeri lezyonları iyileştirebileceğini göstermiştir. Birlikte ele alındığında, propolis bileşenlerinin sedef hastalığıyla ilişkili enflamatuar değişikliklerin önlenmesinde toksik etkiye neden olmadan güvenle kullanılabileceğini göstermektedir.

Makalenin tamamını aşağıdaki linke tıklayarak inceleyebilirsiniz.

https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/24370661

6-Deneysel olarak uyarılmış yanık yaralarının tedavisinde propolis-bal merheminin biyolojik aktivitesinin araştırılması.

Mikro-organik, rejeneratif ve analjezik özelliklere sahip biyojenik kökenli ilaçlar yanık yaralarının tedavisinde giderek daha önemli hale gelmektedir. Bu özellikler, bal arısı tarafından toplanan ve işlenen propolis ve bal ürünleri gibi apiterapötiklerde bulunur ve iyileşme süreçlerinin seyri üzerindeki etkileri çok yönlüdür.  Bu araştırmanın amacı, standart propolis ve bal özleri içeren % 1 ve % 3 Sepropol kremleri ile tedavi edilen deney hayvanlarında deneysel olarak uyarılmış yanık yaralarında skar oluşumu (iyileşme sırasında fonksiyonel deri dokusunun bağ dokusu ile yer değiştirmesi sayesinde ortaya çıkan belirti) süreçlerinin histopatolojik ve biyokimyasal bir analizidir.  Sonuçlar dermazin kremi (% 1 gümüş sülfadiazin) ile elde edilen terapötik etkilerle karşılaştırılmıştır. % 1 ve % 3 Sepropol ile tedavi edilen yaralarda kolajen seviyesi, sağlıklı derideki kolajen seviyesi ve dermazin ile tedavi edilen yaralarla karşılaştırılmış ve yine granülasyon ve rejenere epitel oluşum süreleri karşılaştırılmıştır. % 3 Sepropol en etkili olanıydı. % 3 Sepropol ayrıca% 80 ila% 98 arasında kontrol alt grupları ile kollajen seviyesini% 116'ya yükseltti. Sonuçlar, popolis ve bal içeren krem ile tedavi edilen deney hayvanlarında yanık yaralarının iyileşme sürecinin daha erken başladığını ve standart dermazin tedavisinden daha hızlı bir seyir izlediğini göstermektedir. 

Makalenin tamamını aşağıdaki linke tıklayarak inceleyebilirsiniz. 

https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/24284491/

7-Chrysin, epidermal keratinositleri UVA ve UVB kaynaklı hasarlardan korur mu?

Propolis ve bal gibi çeşitli bitki ve gıdalarda bulunan doğal bir flavonoid olan Chrysin (5,7-dihidroksiflavon), iltihaplanma ve karsinogeneze ( kanser oluşumu)karşı güçlü bir savunma sağlamaktadır. Ancak Chrysin (5,7-dihidroksiflavon), cilt bakımında nadiren uygulanmaktadır. Bu nedenle bilim adamları bu araştırmada, HaCaT keratinositlerinde Morötesi ya da ultraviyole (kısaca UV) ışınım kaynaklı hasara karşı korunmada chrysin'in işlevini araştırmayı amaçlamıştır. Sonuçlar, chrysin'in apoptozu, reaktif oksijen türlerinin (ROS) üretimini ve UVB ve UVA'nın neden olduğu siklooksijenaz 2 (COX-2) ekspresyonunu zayıflatabildiğini göstermiştir. Araştırma bulguları ayrıca Chrysinin ağırlıklı olarak aquaporin 3'ün (AQP-3) UVB tarafından aşağı regülasyonunu tersine çevirdiğini söylemektedir. Değişik türlerde deney hayvanlarından elde edilen bulgular, chrysin'in topikal uygulamasının etkili perkütan absorpsiyon-transdermal absorpsiyon (ilacın derinin tabakaları içine girmesinden başka, deri içerisindeki kan damarları içine de girmesi)  gösterdiğini ve cildin tahriş olmadığını göstermektedir. 

Makalenin tamamını aşağıdaki linke tıklayarak inceleyebilirsiniz.

https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/21699266/

8-Antibakteriyel ve yara iyileştirme aktiviteleri açısından propolisin değerlendirilmesi

 Bu çalışmada, poliüretan-hiyalüronik asit (PU-HA) nanofibröz yara sargısı imal edilmiş ve daha sonra üç farklı konsantrasyonda etanolik propolis özütü (EEP) ile zenginleştirilmiştir. Yani araştırmada yara bezine propolis eklenerek sonuçlar gözlemlenmiştir. Bulgular; % 1 EEP ile zenginleştirilmiş PU-HA nanofiber iskelenin, daha fazla biyomedikal uygulamalar için önemli biyouyumluluk, yara iyileşmesi ve antibakteriyel aktiviteye sahip olduğu saptanmıştır. Propolis, önemli bir yara iyileştirici doğal bileşik olarak vurgulanmıştır.

Makalenin tamamını aşağıdaki linke tıklayarak inceleyebilirsiniz.

https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S0141813019373787

9-İnvitro antioksidan aktivitesine göre propolisin yara iyileştirme potansiyelinin altında yatan mekanizmalar

Çinli bilim adamlarının gerçekleştirdikleri bu araştırmada propolisin çoklu biyolojik aktivitelerine katkıda bulunan polifenoller açısından zengin olduğu vurgulanmaktadır.  Elde edilen bulgular, etanolik propolisin  ROS birikimini azaltarak deri hücrelerini oksidatif hasardan koruduğunu göstermiştir. Araştırmacılar propolis özütünün koruyucu etkilerinin iki faktörden kaynaklandığını ifade etmektedirler. Bunlar, serbest radikal süpürücü faaliyetler ve antioksidanlarla ilgili bazı genlerin işlevini destekleyen moleküle benzer özellikler. Araştırma bulguları, propolisin yara iyileşmesini desteklediğini ve cildi ultraviyole ışınlamadan koruyabileceğini ayrıca stresle ilişkili diğer oksidatif cilt hastalıklarının tedavisinde ümit verici olduğunu göstermektedir. 

Makalenin tamamını aşağıdaki linke tıklayarak inceleyebilirsiniz.

https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S0944711317300703

10-Herpes virüslerinin neden olduğu ağız, cilt ve cinsel organlardaki blister benzeri lezyonların tedavisinde propolis 

Herpes virüslerine karşı antiviral etkinlik açısından arı ürünlerinin değerini değerlendirmek. Bu çalışmalardan elde edilen kanıtlar, propolisin herpetik cilt lezyonlarının, özellikle HSV-1 ile ilişkili olanların tedavisinde tüm doğal olasılıkların en iyisi olduğunu göstermektedir. Gelecekteki çalışmalar, propolisin asiklovir tedavisine ek olup olamayacağını analiz etmelidir. Ağız boşluğundaki lezyonlar için bal ilginç bir alternatif olabilir.

Makalenin tamamını aşağıdaki linke tıklayarak inceleyebilirsiniz.

https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S0944711317300703

11-Propolis: Helicobacter pylori kaynaklı gastrointestinal hastalıklara karşı geleceğin doğal ilacı

İnsanların yaklaşık% 50'sinin midesinde bulunan Helicobacter pylori (H. pylori), enfekte olmuş bireyin neredeyse tüm ömrü boyunca midesinde kalır ve gelişen enfeksiyonu takiben çeşitli gastrointestinal sistem bozukluklarına yol açar. Oluşan antibiyotik direnci, hastalığın tekrarlaması ve yüksek tedavi maliyeti nedeniyle, çoğu antibiyotik temelli tedavi stratejileri artık çok uygun değildir.  Bu sıkıntılardan arındırılmış alternatif bir tedavi arayışı günümüzde sıkça talep edilmektedir. Bunda önemli alternatiflerden biri, bal arısı Apis mellifera tarafından üretilen propolistir. Propolis, H. pylori'ye karşı faydalı bir terapötik ajan olarak bildirilmiştir H. pylori mide iltihabı, peptik ülser, mide kanseri ve lenfomalar ve mukoza ile ilişkili lenfoid dokuların hasarında önemli bir etkendir. Propolis bu etkene karşı güçlü bir koruma ve mücadele sağlamaktadır.

Makalenin tamamını aşağıdaki linke tıklayarak inceleyebilirsiniz. 

https://www.sciencedirect.com/science/article/abs/pii/S1214021X16302964

 


05 Ağustos 2020 Çarşamba | 114 defa görüntülendi.